17 Nisan 2018 Salı

SON DAKİKA!.. Devlet Bahçeli'den erken seçim çağrısı. Mhp başkanı Devlet Bahçeli tarih bile verdi!...

Bahçeli'den erken seçim çağrısı, tarih verdi.CHP oyunu gördü. AKP "çok temkinli" Kasım diyor!..
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, öteden beri bilinen sürprizlerinden birini daha yaptı. Parti başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında erken seçim çağrısı yaparak, "26 Ağustos 2018 Pazar günü, yani Malazgirt Zaferi ile Büyük Taarruzumuzun yıl dönümlerinde Türk milleti yeni bir zafer ruhuyla sandığa gidip hem cumhurbaşkanın hem de milletvekili genel seçiminde Türk ve Türkiye düşmanlarına gereken dersi vermesi en makul, en akılcı, en demokratik yoldur" dedi.
Habertürk 'C ittifakı' öneren Bahçeli, 'sırrın s'sini' açıkladı!
Bahçeli şunları söyledi:
Artık ülkemizin 16 Nisan halk oylamasıyla onaylanan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine herhangi bir tavsama gecikme olmaksızın geçmesi milli beka ve tarihi emanetler açısından acil hal almıştır. Önümüzde iki seçenek vardır ya cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi için 3 kasım beklenecek ya da seçimler erkene çekilecektir. Önümüzde ülkemiz ve milletimiz aleyhine olabilecek bir siyasi gündem ve seçim süreçleri vardır. Bunu telafi etmek, lazım gelen önlemleri sorumluluk ve şuurla almak siyaset kurumunun ana görevi olmalıdır.
Bilinmelidir ki, gerekli uyum yaslarının süratle çıkarılmasının akabinde, MHP takdir ve tercih hakkını seçimlerin erkene alınmasından yana kullanacaktır. Bu işi daha fazla uzatmaya gerek yoktur.
Kaosa oynayanların oyunlarını bozmak şarttır.
Siyasi muhataplarımıza ve aziz milletimize samimi ve tartışılmasını ümit ettiğimiz teklifimiz şudur: "26 Ağustos 2018 Pazar günü, yani Malazgirt Zaferi ile Büyük Taarruzumuzun yıl dönümlerinde Türk milleti yeni bir zafer ruhuyla sandığa gidip hem cumhurbaşkanın hem de milletvekili genel seçiminde Türk ve Türkiye düşmanlarına gereken dersi vermesi en makul, en akılcı, en demokratik yoldur."

6 Nisan 2018 Cuma

YERLİ VE MİLLİ!.. AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ "AKKUYU NÜKLEER A.Ş." YÖNETİM KURULU ÜYELERİ & YORUMSUZ

yerli ve Milli proje: "AKKUYU NÜKLEER A.Ş." Yönetim Kurulu!...
Zoteeva Anastasia, 
Yönetim Kurulu Başkanı (Rus)
Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi’nin Uygulamalı Matematik bölümünden mezun oldu. Stockholm’de (İsveç) Doğu Avrupa Ülkeleri Ekonomisi Enstitüsü’nde “Uygulamalı Matematik” adlı tez çalışmasını sürdürdü. “Brunswick Warburg Corporate Finance” anonim şirketi, “ZENIT” bankası ve “Renaissance Capital” yatırım grubunda farklı yönetici pozisyonlarında bulundu. 2000 yılında “NIKoil” şirketinin başına geçti. Yeniden yapılanmadan sonra 2005 yılında “URALSIB” mali kuruluşunun Operasyon müdürü olarak atandı. 2007 yılında “Rusenergoinvest” adlı Rus yatırım şirektinin başına geçti. 2012 yılında “Rusatom Energy International” Anonim şirketine (A.Ş. REIN, öncesinde A.Ş. “Rusatom Overseas”) Başkan Yardımcısı – İş geliştirme ve satış müdürü olarak katıldı. Görevleri arasında potansiyel Pazar analizi üzerine çalışmaların yürütülmesi ve koordinasyonu, Rusya Devlet Kurumu “Rosatom”un etkili entegre ürün ve hizmet tekliflerinin oluşturulması yer aldı. Ayrıca, “Rosatom” devlet kuruluşu tarafından Finlandiya’da kurulan Hanhikivi-1 NGS dahil olmak üzere şirketin yurtdışındaki projelerini yürüttü. 2016 yılında A.Ş. “RIEN” genel müdürü olarak atandı.
Dedusenko Anton, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
Rostov Devlet Üniversitesi Uluslararası Hukuk bölümü ve İsviçre hükümeti desteği üzerine (SECO) Bern Üniversitesi Uluslararası Hukuk ve Ekonomi bölümünden yüksek başarıyla mezun olmuştur. Anton Dedusenko hukuk alanıda doktora ve Executive MBA derecelerine sahiptir. BM sisteminde (Cenevre, İsviçre) ve Rusya imalat ve danışmanlık şirketlerinde çalışmıştır. Rosatom Devlet Kuruluşunda 2009 yılından beri çalışmaktadır. Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Bulgaristan, Polonya, Ürdün, Hindistan ve Türkiye’deki Rosatom projelerinin geliştirilmesi ve yönetiminde aktif bir rol almıştır. Rusatom Energo International Anonim Şirketine (REIN A.Ş., bundan önce Rusatom Overseas A.Ş.) 2012 yılında Atomstroyeksport şirketinin Hukuk Bölümü Birinci Müdür Yardımcısı, Uluslararası Hukuk Birimi Şefi pozisyonundan geçmiştir. 2017 yılında Rusatom Energo International A.Ş.’de Proje Yönetiminden Sorumlu Birinci Genel Müdür Yardımcısı görevine atanmıştır.
Sakharov Gennady, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
“Rosatom” Rusya devlet kuruluşunda sermaye giderleri, devlet inşaat yapı denetimi ve devlet ekspertizi müdürü, iş analisti, iktisat bilim adayı. Uzmanlık alanları arasında sermaye giderlerinin planlanması, “Rosatom” devlet kuruluşu ve bünyesindeki nükleer sektör şirketlerine ilişkin yatırım programının uygulanmasının sağlanması ile Rusya ve diğer ülkelerde Rus projelerine göre kurulan nükleer tesislerin inşaat kalitesi ve süresinin denetlenmesi yer almaktadır.
2001 yılında Kalininskaya NGS’nin inşaat dairesi müdür yardımcısı olarak atandı. 2007 yılında FGUP Konsern “Rosenergoatom”’un yatırım programlarının yönetimi departmanının başına geçti. Sonradan “Atomenergoprom” anonim şirketine geçip sermaye giderlerine ilişkin yatırım programlarının yönetimi departmanı müdürü görevini üstlendi. 2010 yılından itibaren Devlet Nükleer Enerji Kurumu “Rosatom”da sermaye giderleri müdürü olarak çalıştı, 2012 yılından itibaren ise “Rosatom” devlet kuruluşunun “Yapı endüstri merkezinin” faaliyetlerini yürüttü. 2013 yılında Moskova İnşaat Bilimleri Devlet Üniversitesi’nin “Nükleer tesislerin inşaatı” adlı Rosatom kurumsal departmanının başına geçti. 2014 yılı itibariyle Ulusal Danışman İnşaat Birliği başkanı olarak atandı. Mühendislik ve uluslararası uzmanlar ağıyla etkileşimden sorumlu Rusya İnşaatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı olarak göreve başladı. Rusya’nın Rostov, Kaluga, Kursk ve Voronej bölgelerindeki yerel inşaatçılar birliklerinin faaliyetlerini denetlemektedir.
Hasan Cüneyd Zapsu, 
Yönetim Kurulu Üyesi (TC Vatandaşı)
Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İşletme ve Münih Ludwig Maximillian Üniversitesi’nde İktisat okuyarak tamamladı. İş hayatına 1977 yılında aile şirketi Azizler Holding’in çeşitli firmalarında Yönetici olarak ve Yönetim Kurullarında görev alarak başladı. 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucularından biri oldu. 2008 yılına kadar AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğini üstlenen Zapsu, 2008’de Uluslararası Yatırım ve Yönetim Danışmanlığı hizmetini veren Cuneyd Zapsu Danışmanlık A.Ş. şirketini kurdu. Bunun yanında, İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanlığı, YASED üyeliği, TESEV Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği, FTG ve Dünya Fındık Konseyi-New Jersey Kurucu Eş Başkanlığı, Uluslararası Kabuklu Yemiş ve Kuru Meyve Konseyi (INC)’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yapmış, halen INC İcra Kurulu Üyesidir. 1986 yılından bu yana Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) üyesi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nda (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi, Türk-Alman İş Konseyi’nde Yürütme Kurulu Üyesi ve Türk-Amerikan İş Konseyi Başkan Yardımcısıdır. İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği Danışma Kurulu, Uluslararası Antalya Üniversitesi Denetleme Kurulu, Alman Lisesi Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği’nde olduğu gibi Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği (PODEM) Başkan Yardımcısı, Genç Hayat Vakfı (GHV) Kurucu ve Denetim Kurulu Üyesi, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Kıdemli Danışmanlığı gibi bazı Sivil Toplum Kuruluşlarında da görev almaktadır.
Lyakhova Ekaterina, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
Ural Devlet Hukuk Akademisi (Ekaterinburg) Yargı ve Savcılık Bölümü “Hukuk çalışmaları” uzmanlık dalından mezun oldu, Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi İşletme Yönetimi Yüksek Okulu (MBA programı) ve Antwerp Yönetim Okulunu (EMBA programı) bitirdi. 1995-2000 yılları arasında “UrKon” hukuki danışmanlık şirketinde (Ekaterinburg) çalıştı, uzmandan, mali mevzuat ve özelleştirme mevzuatı departmanı başkanına kadar bir yol katetti. 2000 yılında “RENOVA” grup şirketinin (Moskova) hukuk departmanının başına geçti. 2006 yılında “Renova project limited” şirket temsilciliğinin başkanı oldu. 2008 yılı itibariyle “Koltsovo-Invest” anonim şirketinin (“Koltsovo” havaalanı ana şirketi, Ekaterinburg, Rusya) genel müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında “TVEL” anonim şirketine (“Rosatom” devlet kuruluşuna ait şirket) kurumsal yönetim başkan yardımcısı olarak katıldı. 2011 yılı itibariyle “Rosatom” devlet kuruluşunun yatırım yönetimi ve operasyon verimliliği müdürü, “Atomenergoprom” anonim şirketinin Yönetim Kurulu başkanı olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Alexey Zhukov, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
Konsern Rosenergoatom A.Ş. Birinci Genel Müdür Yardımcısı, Proje Uygulaması Şube Müdürü. Teknik bilim adayı. 1986-1993 yılları arasında Khmelnitskaya NGS İnşaat Müdürlüğünde çalıştı; makine tamirciliğindenreaktör denetiminden sorumlu baş mühendisliğine kadar uzun bir yol kat etti. 1993 yılında Balakovskaya NGS’de reaktör denetiminden sorumlu baş mühendis olarak çalışmaya başladı, sonrasında reaktör bölümü vardiya müdürü olarak devam etti. 1999 yılında Rostovskaya NGS’de (2010 yılına kadar Volgodonskaya NGS) reaktör bölümü müdür yardımcısı olarak göreve başladı. 2002 yılında Rostovskaya NGS reaktör bölümü müdürü olarak atandı. 2006 yılında baş işletme mühendisi yardımcısı, 2012 yılı itibariyle ise Rostovskaya NGS baş mühendisi pozisyonunda çalışmalarına devam etti. 2015 yılında Konsern Rosenergoatom A.Ş. NGS Üretim ve İşletmesinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Ağustos 2016 itibariyle Konsern Rosenergoatom A.Ş. Şube Müdürlüğünde Proje Uygulamasından Sorumlu Birinci Genel Müdür Yardımcılığıgörevini yürütmektedir.
Henri Eduardo Proglio (Rus)
Paris İşletme Okulu (HEC Business School) mezunudur. 1972 yılında Su Temini şirketinde çalışmaya başladı, 1990 yılında ise CGEA şirketinin Başkanı ve Genel Müdürü olarak atandı. 1999 yılında “Vivendi Universal” şirketinde Genel Müdür Yardımcısı, “Vivendi Water” şirketinde ise Başkan ve Genel Müdür görevlerini üstlendi. 2000 yılında “Veolia Environment” şirketinin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildi ve 2003-2009 yıllarında söz konusu şirketin Başkanı ve Genel Müdürü pozisyonunda bulundu. 2009-2014 yılları arasında EDF Başkanı ve Genel Müdürü görevini üstlendi, 2014 yılı itibariyle EDF’nın Onursal Başkanı pozisyonunda bulunmaktadır. Şu anda NATIXIS Yönetim Kurulu üyesi, “Fomento de Consctrucciones y Contratas”da (FCC) bağımsız müdür olarak çalışmalarına devam etmektedir. Eylül 2017 itibariyle “Atalian” şirketinde müdür pozisyonunda çalışmaya başlamıştır.
KAYNAK: http://www.akkunpp.com/yonetim-kurulu

5 Nisan 2018 Perşembe

AŞTİ (Ankara Şehirler Arası Otobüs Terminali) tuvaletleri artık ücretsiz. (Bu konuyla en çok Gazetemiz Editör ve Moderatörü: Mustafa Nevuz SINACI uğraşmış, Ankara B.şehir Belediyesi ve İşletmeci olduğu söylenen Esnaf Odalarını dilekçe ve şikâyet yağmuruna tutmuştu.) Teşekkürler Dr. Mustafa Tuna

AŞTİ (Ankara Şehirler Arası Otobüs Terminali) ve METRO tuvaletleri artık ücretsiz. (Çok Medenice, İnsanca ve örnek bir karar. Kutlarız.)
Ankara'da bedava kararı! Para alırsak ayıp olur.
(Haber: Murat YILMAZ/Hürriyet-ANKARA)
Ankara’da Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı tüm otoparkların tam gün ücretinin 1 TL’ye düşürülmesi kararının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden dikkat çeken bir karar daha geldi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali (AŞTİ) ve Kızılay metro istasyonu içerisindeki tuvaletlerin ücretsiz olacağını kaydetti.
© Copyright (c) Hürriyet Ankara'da bedava kararı! Para alırsak ayıp olur
Büyükşehir tarafından kiraya verilen tuvaletlerin işletmecilerine tebligatların iletildiğini kaydeden Tuna şunları söyledi:
PARA ALIRSAK AYIP OLUR
“AŞTİ’de vatandaşların rahatlıkla ihtiyaçlarını gidermesi için tuvaletlerin ücretsiz olmasını istedik. Çalışan işçiler mağdur edilmeyecek onlarla bir sıkıntımız yok. İşçiler yine belediyemiz şirketine bağlı olarak oranın bakım ve temizliğini yapıp maaşını şirketten alacak. Tuvaletlerin ücretsiz olması vatandaşa yönelik çok olumlu ve yerinde bir karar. İşletmeci çıksın da bir başkasına verelim diye bir düşüncemiz yok. Bir tanıdığımız gelsin gibi bir şey yok olmaz, olamaz bu bize uymaz. Yolcular bizim misafirimiz. Ankara’dan gidiyor, Ankara’ya gelmiş ya da Ankara’dan transit geçecek yolcudan da tuvalet için para alırsak ayıp olur."
HAVAALANI ÖRNEĞİNİ VERDİ
Zaten otobüsle seyahat eden yolcuların gelir seviyesi malum. Havaalanlarında tuvaletler paralı değil burada niye paralı olsun. Bu sosyal bir ihtiyaçtır. Rızkı Allah verir para kazanmanın başka imkânları da vardır. Vatandaşın ihtiyacını gidereceği durumlarda da para alırsak olmaz. Adam sıkışmış cebinde de parası yok. Bununla ilgili bazı yerlerde cinayet olayları oldu. Bunlara da gerek yok. Metro istasyonlarının altındakiler de ücretsiz olacak. Tuvalet işletmecilerine tebligatlar gitti inşallah bir sıkıntı olmamasını arzu ederiz. Mevzuata uygun iş yapıyoruz. Temel maksadımız vatandaşların ihtiyaçlarını ücretsiz bir şekilde gidermesi. Vatandaşın temel ihtiyacını da belediye olarak karşılayamıyorsak kapatıp gidelim o zaman.

2 Nisan 2018 Pazartesi

İYİ PARTİ'NİN "1 NİSAN ŞAKASI" MERAL AKŞENER PARTİLİLERİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ

AKŞENER: KORKU DAĞLARI “İYİ”CE SARMIŞ!. 
Ben size İYİ Parti 1 Nisan'da Ankara'da yapacağı Kurultayda “1 Nisan Şakası” yapacak derken bazılarınız alaya almıştı. Gördünüz mü, bakın İyi Parti yaptığı şaka ile 1 Nisan’da Türk Milletinin yüzünü güldürdü. 
Türk Milleti artık gelecekten daha umutlu ve yüzü yeniden gülmeye başladı... Tek adam yönetimi, haksızlıklar, hukuksuzluklar, devletin parasının çar çur edilmesi, eğitimin düzeltilmesi ve işsizliğin giderilmesi, geçim sıkıntılarının önlenmesi, sağlığımızın korunması, kadına şiddet ve cinsel istismarın önlenmesi ve diğer sorunların çözümü için yeniden ümitlendik. Bunlar bizi tebessüm ettiriyor ve inşallah “İyi Parti” iktidarında yüzümüz gülecek diyoruz...
Dün bir kez daha gördük ki, tek adam diktatöryası çok kötü bir şey. Parti kongreye yapacağı salonu almakta zorluklar yaşıyor, salon düzenlemeler yapılsın diye sabaha karşı 04.00'de veriliyor, kapıları açmayın denilmesine rağmen 06.00'da kapılar açılıyor, 15 Temmuz görüntülerini aratan bir şekilde salona çıkan yollar hafriyat kamyonları ile kapatılıyor, onca yaşlı insan epey uzun mesafe yürütülüyor ve üst geçitlerden inip binip çıkmak zorunda bırakılıyor, polisler en masum pankartları bile topluyor ve kurultaya gelenler üzerinde dört defa aranmak gibi psikolojik baskı uygulanıyor, kabir ziyaretleri engelleniyor, şüpheli bir kaza ile Ankara Metrosu iki gün çalıştırılmıyor ama bütün bunlara rağmen onbinlerce insan çoluğunun çocuğunun rızkından kestiği para ile Ankara’ya koşuyor ve “ben de “iyi” olsun istiyorum”diye avazı çıktığı kadar haykırıyor... 
Manzara bize Türkiye'de her şeyin çok yakın bir gelecekte “iyi” olacağını gösterdi. Çoluk çocuğumuz için, ülkemiz için bir kez daha ümitlendik! 
Akp korkmuş, Akp’ninbaşındaki muhteremler korkmuş, “cumhur (!) ittifakı”nın ortakları korkmuş çünkü ne yaparlarsa yapsınlar halk artık onları tasfiye etmeyi kafasına koymuş. Düşünün bu kurultay içeride ve dışarıda haber niteliği taşıyan büyük bir olay ama salonda televizyonlar ve gazeteciler yok... Korkudan mı yoksa menfaatlerden mi oluruz diye gelemiyorlar, onun takdiri de size ait olsun. Ancak medyanın ve siyasetin tüm unsurlarının bu kongreyi gizlice izlediklerini sağır sultan bile biliyor. Umarım onbinlerce insanın Meral Akşener’e nasıl sahip çıktığını ve ülkeleri için nasıl bir heyecan taşıdığını görmüşlerdir. Bu demokrasi selinin önünde kimse duramaz, bunu buraya yazıyorum bir yere not edin!!!
Salonun için ve dışı insan seliydi. Bu kadar insanı içlerinden gelmese buralara getiremezsiniz. Tecrübelerim sebebi ile söylüyorum; Cumhuriyet tarihi boyunca hiç bu kadar kalabalık ve heyecanlı bir siyasi parti kurultayı yapılmamıştır. Bu nasıl bir çalışma ile karşı karşıya olunduğunun bir göstergesidir ve Akşener Cumhurbaşkanı İyi Parti de iktidar olmaya artık dünden çok daha yakındır. Çünkü siz sansürlemeye çalışsanız da bu kurultaya yurdun dört bir yanından gelip katılan insanlar buradan aldıkları enerjiyi geldikleri yerlere götürüp yayacaklar ve İyi Partiyi iktidara taşıyacaklardır.
Meral Akşener bu kurultay ile genel başkanlıktan liderliğe doğru bir adım attı. Bu tabloyu oluşturmak için birlikte çalıştığı tüm kadrolarına ve insanlara gönülden teşekkürü onun bu insanlar üzerindeki etkisini daha da artırdı. Ben de bir tarihi olayın içinde olmanın mutluluğunu yaşadım. Hep diyorum, Allah bana bu tür bir zenginlik verdi diye gerçekten böyle anlarda “ben de oradaydım” demek benim için büyük bir onur. 
Türkiye'nin “iyi ve cesur” insanları başaracaksınız ben siz de bu azmi ve iradeyi gördüm. Yolunuz açık olsun! (Haber Makale: Özcan PEHLİVANOĞLU)

29 Mart 2018 Perşembe

MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ: "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan MGK’dan terör yuvaları Menbiç, Sincar ve Kandil’e yönelik net mesajlar çıktı."

MGK’dan 3 hedef: Menbiç-Sincar-Kandil
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan MGK’dan terör yuvaları Menbiç, Sincar ve Kandil’e yönelik net mesajlar çıktı. Teröristlerin Menbiç’ten bir an önce çıkarılması, aksi halde Türkiye’nin inisiyatif kullanacağı vurgulandı

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplandı. 4 saat 20 dakika süren toplantının ardınan yayımlanan bildiride menbiç, Kandil ve Sincar’daki terör yuvalarının temizlenmesine yönelik kararlılık vurgulanırken, “PKK/PYD-YPG, DEAŞ, FETÖ/PDY” gibi terör örgütleri için ilk kez “proje terör örgütü” ifadesi kullanıldı. Böylelikle terör örgütlerinin, “temsilcisi olduğunu iddia ettikleri kesimlere zarardan başka bir şey getirmeyen; perde arkasındaki bazı odakların çıkarlarına hizmet etmekten başka bir şey yapmayan, esasen varlık nedenlerini de bu projeye borçlu oldukları” belirtildi. MGK’nın ardından yayımlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:
PROJE TERÖR ÖRGÜTLERİ: PKK/PYD-YPG, DEAŞ, FETÖ/PDY gibi proje terör örgütlerinin eylemleri başta olmak üzere, milli güvenliğimizi hedef alan her türlü tehdide karşı hukuk çerçevesinde alınan ve kurulumuzca önerilen tedbirler gözden geçirilmiş; terörün sonlandırılması için yurtiçinde olduğu gibi, yurtdışında da aynı azim ve kararlılıkla sürdürülen mücadele kapsamlı şekilde değerlendirilmiştir. Türkiye’nin yurtdışı operasyonları karşısında, aldığı tüm desteğe rağmen tutunamayan terör örgütünün, yeniden ülke içinde eylemlere yönelme ihtimaline karşı gerekli tüm tedbirlerin titizlikle uygulanması hususundaki kararlılık teyit edilmiştir.
MENBİÇ ARINDIRILSIN: Zeytin Dalı Harekâtı neticesinde, terör örgütlerinin zulmünden kurtarılan Suriyelilerin harekâta gönülden destek vermesinin üzerinde önemle durulmuştur. Türkiye’de misafir edilen yüz binlerce Suriyelinin geri döndüklerinde güven içinde yaşayabilmeleri için gereken tedbirler değerlendirilmiştir. İşgal ettiği diğer yerlerde olduğu gibi Afrin’de de, çocukları silahlandıran, masum sivilleri canlı kalkan olarak kullanan, etnik temizlik dâhil her türlü insanlık suçunu işleyen bölücü terör örgütünün, DEAŞ ile işbirliği içinde olduğunun uluslararası kamuoyuna bir kez daha hatırlatılmasında fayda mülahaza edilmiştir. Menbiç’teki teröristlerin bir an önce bölgeden uzaklaştırılması gerektiği, aksi takdirde Türkiye’nin, diğer bölgelerde olduğu gibi burada da bizzat inisiyatif kullanmaktan çekinmeyeceği belirtilmiştir.
BİZZAT ENGELLERİZ: Fırat’ın doğusunda yuvalanan teröristlerle ilgili de aynı kararlılık vurgulanmıştır. Sincar ve Kandil başta olmak üzere, Irak’ın çeşitli yerlerinde de yerleşen terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerinin, öncelikle Irak tarafından önlenmesinin beklendiği, aksi halde Türkiye tarafından engelleneceği ifade edilmiştir.
YUNANİSTAN’A UYARI: Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki gelişmeler hakkında genel bir değerlendirme yapılmış; bilhassa Yunanistan’ın iyi komşuluğa aykırı tutum ve davranışlarının hassasiyetle takip edildiği ifade edilmiş, Türkiye’nin hak ve menfaatlerinden asla taviz verilmeyeceği karar altına alınmıştır.

24 Mart 2018 Cumartesi

Son dakika: Gizli tanık 'Parmaksızlar' listesini ortaya çıkardı! Trump'ın papazı...

Son dakika: Gizli tanık 'Parmaksızlar' listesini ortaya çıkardı! Trump'ın papazı...
Amerikalı rahip Andrew Craig Brunson'a yönelik iddianamede Gizli Tanık Dua'nın polise ve savcılığa teslim ettiği dijital materyallerle ilgili detaylar da yer aldı.
Gizli tanığın ifadesinde yer alan "Parmaksızlar' olarak ilgimi çeken ve isimlerini yazdığım şahısların tümünün değişik olmakla birlikte bir parmakları yoktur. Bu şahıslar Mormon Kilisesi mensubudur" sözleri ise iddianamenin en dikkat çeken detaylarından biri...
Gizli Tanık Dua, ifadesinde teslim ettiği dijital verileri detaylarıyla açıkladı. Gizli Tanık; içerisinde 'Hayalet', 'Şahin' gibi kod adlarının yer aldığı listeler arasında 'Parmaksızlar' diye bir grubun özellikle dikkatini çektiğini belirterek, Hindistan'daki bir numara aranarak yapılan görüşmelere ilişkin de bilgi verdi. İddinameyi hazırlayan savcı Berkant Karakaya da iddianamenin son kısmında rahip Brunson için 'Kilise pastörü maskesi altında, daha çok istihbarat ve psikolojik savaş doktrini ile hareket eden gayrinizami harp elemanı gibi hareket ettiği' değerlendirmesini yaptı.
Hindistan üzerinden görüşme
"Size verdiğim bu CD içerisinde bulunan belgelerde birçok 9 resim, irtibat telefonları var. Yine aynı belgeler içerisinde Kiliseye bağlı olan ve Kiliseye bağlı olmayan gruplar var. Bu belgelerin bir kısmında kod isimler (Şahin ve Hayalet gibi) var. Bunların ilgili birimlerce özellikle araştırılmasını istiyorum. Bu isimlerin yanında yazılı olan bir telefon numarası var.O telefonu araştırdığımda belge içeriğindeki bulunan telefondan arandığında Hindistan Ülkesinden bir numara çıkıyor. Çıkan Hindistan'daki şahıs tarafından, kiminle görüşeceğiniz, ne görüşeceğiniz sorulduktan sonra, ilgili kişinin kabul etmesi üzerine Hindistan üzerinden bağlandıktan sonra görüşmenin gerçekleştirilebildiğini, Google'dan yapmış olduğum araştırmalardan öğrendim. Yine Kilise'nin e-mailinde ESP Turkey (Türkiye Espiyonaj/Casusluk) açılımı olan bir belge vardır. CD içeriğinde CIA ajanlarının (Bu CIA ajanlarından 2 tanesinin isimleri ........isimli şahıslardır. CD İçeriğindeki e-mailleri incelendiğinde de, bu anlattığım konu teyit edilebilir.)"
'Parmaksızlar'
"Ana dizinde 'TomSovoldi' isimli word dosyası içinde Kuleli Askeri Lisesinde İngilizceöğretmeni olarak görev yapan kişilerin isimleri vardır. Bu şahıslar Mormon Kilisesi mensubudur. 'Parmaksızlar' olarak ilgimi çeken ve isimlerini yazdığım şahısların tümünün değişik olmakla birlikte bir parmakları yoktur. Ana dizinde bulunan “İstanbul Contacts” isimli excel dosyasında ilgimi ve dikkatimi çeken konu ise askeri okullarda dil eğitimi ile ilgili birkaç subayın listede bulunmasıdır."
Savcı: 'Rahip değil; gayrinizami harp elemanı '
İddianameyi hazırlayan savcı Berkant Karakaya'nın iddianamenin sonundaki değerlendirmesine göre Brunson "Evangelist kilise pastörü maskesi altında, daha çok istihbarat ve psikolojik savaş doktrini ile hareket eden gayri nizamıharp elemanı gibi hareket etti. İzmir Protestan Diriliş Kilisesi Pastörü olarak tanık beyanlarında belirtildiği üzere çoğu özel eğitim almış asker ve istihbarat geçmişi olan kişilerden oluşan, özel teknikler ile faaliyet gösteren bir oluşum içerisinde PKK ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütleri ile koordineli bir şekilde ve bu örgütlerin amaçları doğrultusunda insani yardım, eğitim ve kurs gibi maskeler altında etnik köken, dini inanış ve mezhep farklılıklarını suiistimal ederek Ülkemizin bölünmesi, parçalanması, iç karışıklık çıkartılmak suretiyle halkın birbirine karşı kışkırtılması yönünde faaliyette bulundu. Tamamıyla bir casusluk faaliyeti olan, Akdeniz bölgesindeki tüm benzin istasyonlarının yerlerini ve bu benzin istasyonlarında çalışan insanların etnik kökeni, geceleyin bu istasyonlarda kaç kişinin görevli kaldığı, bu istasyonların en yakın köye yakınlıkları gibi, olası bir savaş, işgal veya bir kaos ortamında işgal veya düşman kuvveti tarafından lojistik merkezler olarak kullanılabilecek, yakıt desteği sağlayabilecek, yakıt deposu olarak kullanılabilecek, stratejik önem arz eden bu petrol istasyonları hakkında bilgileri derleyen ve bu nevi faaliyetler içinde bulunan hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen şüpheli A.B.A ve kocası ile bu çerçevede çalışmalar yürüttü."

22 Mart 2018 Perşembe

THE ECONOMİST: "Türk medyası Suriye’deki durumu doğru haberleştirmeye cesaret edemiyor!.."

Türk medyası Suriye’deki savaşı doğru olarak haberleştirmeye cesaret edemiyor!..

İngiliz Economist dergisi mart başında yayınladığı “Medyanın ağzını bağlamak: Türkiye’de kimse Suriye’deki savaşı doğru olarak haberleştirmeye cesaret edemiyor” başlıklı makalede, Zeytin Dalı Harekatı’nın Türk medyasında nasıl yer aldığını inceledi. Makalede 100’den fazla gazeteci hapisteyken, haberleştirmemenin daha ihtiyatlı bir davranış olduğu yorumu yapılıyor.
Economist’in yazısı, Afrin’deki harekatın başlangıcında, Başbakan Binali Yıldırım’ın bir sabah ülkenin önde gelen medya temsilcierini toplayarak onlara operasyonu nasıl haberleştirmeleri gerektiğine dair talimatlar verdiği hatırlatılarak başlıyor.
“Bir katılımcının söylediğine göre muhabirlere ‘Türkiye’nin ulusal çıkarlarını akıllarından çıkarmamaları’ öğütlendi. Uluslararası medyada yayınlanacak olan haberlere, büyük olasılıkla ‘terör propagandasına’ platform oluşturacakları düşünülerek, dikkatli yaklaşılması gerektiği söylendi.”
“Okuyuculara, sivillerin zarar görmemesi için ordunun azami dikkat ve özen gösterdiğinin hatırlatılması istendi. Haberlerde Türk askerlerinin IŞİD’e ek olarak Kürt güçlerle savaştığının söylenmesi gerektiği belirtildi – ancak Afrin’de IŞİD savaşçısı yok.”
“Kimse verilen sayıları sorgulamıyor”
Economist, birkaç basın kuruluşu dışında Türk medyasının hükümetin bu tavsiyelerine sadık kaldığını belirtiyor: “Ana kanallar Türk ordusu tarafından alınan köyleri ve öldürülen YPG’lileri (Halk Savunma Birlikleri) ilk önce duyurabilmek için birbirleriyle yarışıyor.” “Haberler, hükümet açıklamaları ve ordunun bilgilendirme notlarının harmanlanmasından öteye geçemiyor.” Makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye yönelik “Hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları belli” sözlerinin ertesi gün 16 gazetenin manşetinde olduğu hatırlatılıyor. Economist, Türk medyasının resmi makamlardan yapılan açıklamaları başka kaynaklardan kontrol etmediğine de dikkat çekiliyor: “Türk ordusu Afrin’de tek bir sivile bile zarar vermeden 2 binden fazla YPG’liyi ‘etkisiz hale getirdiğini’ savunuyor. Tek bir ana akım medya kuruluşu bile bu sayıları sorgulamadı.”
“Medya patronları, ekonomik çıkarlarını gözeten büyük iş adamları”
Economist Türkiye’de 100’den fazla gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatıyor ve “Erdoğan bunu bu şekilde tutmakta kararlı. […] Tutuklamalar son silahları” diyor. Makalede Türk medyasının ekonomik yapılanmasının, hükümetin istediği haberlerin yapılmasında rol oynadığına da dikkat çekiliyor: “Türk hükümetinin istediği yayını alabilmesinin sağlayan şey aslında daha incelikli bir teşvik ve yaptırım sistemi. En büyük haber kuruluşlarının sahipleri aynı zamanda madencilik, inşaat ve gemi taşımacılığı gibi sektörlerde çıkarları olan büyük iş adamları. Kazançlı devlet ihalelerini kaybetmek istemiyorlar.” “Hükümeti eleştiren uzmanlar ana haber kanallarına çıkarılmıyor. Hükümet baskısıyla işten çıkarılan muhabirler iş bulamıyor. Diğerleri ise davadan davaya sürükleniyor. Bir muhabir ‘Artık sansüre gerek yok. Gazeteciler kendilerinden ne istendiğini biliyor’ diyor.”
“Korku iklimi“
Dergi, “Türkiye’deki korku iklimi, sürmekte olan Olağanüstü Hal ve darbe girişimi ardından dizginlerini koparan milliyetçi fanatizm, Afrin’deki savaşı objektif olarak haberleştirmeyi imkansız kılıyor” yorumunu yapıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu dergiye yaptığı açıklamada “Gazetecilerin, vatan hainliği ile suçlanmadan eleştirel haber yapabilmesi mümkün değil” diyor. Economist, sosyal medya üzerinden savaş karşıtı paylaşımlar yapan 800’den fazla kişinin gözaltına alındığını da belirtiyor. “Gazeteler, Suriye rejiminin Guta ya da İdlib’deki saldırılarını haber yaparken kaynak olarak kullandıkları Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR), Afrin konusundaki raporlarını görmezden geliyor. SOHR operasyon başladığından bu yana sınırın Suriye tarafında en az 112 sivilin öldüğünü, Türkiye’de ise atılan roketler nedeniyle 7 sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor.” Yazı, gazeteci Kadri Gürsel’in sözleriyle son buluyor: “Sivil ölümleriyle ilgili tüm haberler yalan haber ya da terör propagandası olarak kabul ediliyor.”
KAYNAKhttps://www.turkishnews.com/tr/content/2018/03/21/turk-medyasi-suriyedeki-savasi-dogru-olarak-haberlestirmeye-cesaret-edemiyor/